Gastronomi Tutkusuyla E-2 Yolculuğu: Sena Cesur'un Başarı Öyküsü

Grapelaw Firm
Gastronomi Tutkusuyla E-2 Yolculuğu: Sena Cesur'un Başarı Öyküsü

Müvekkilimiz: Sena Cesur

Müvekkilimiz Sena Cesur, Türkiye’de başarılı bir çi börek ve mantı işletmesi sahibiyken, ailesinin ve çocuklarının geleceği için Amerika’ya taşınma kararı aldı. Tatar kökenli ailesinden gelen gastronomi tutkusu ve yüksek lisans eğitimini de bu alanda tamamlamış olması, Sena Hanım’ın gıda sektöründeki girişimcilik yolculuğunu şekillendiren önemli faktörlerdi.

Amerika’ya taşınma fikri, yaklaşık bir buçuk yıllık kapsamlı bir araştırma sürecinin sonunda olgunlaştı. Cesur ailesi, Amerika’da daimi bir hayata ilk adımı ise ülkeye yapacakları bir pastane yatırımıyla atmaya karar vardı. ABD’ye yatırım yaparak alınabilen E-2 vizesi, Sena Hanım ve ailesine Amerika’nın kapılarını açabilirdi. Vize başvurusundan önce Cesur ailesi Los Angeles’ı ziyaret ederek Amerika’daki yaşam koşullarını değerlendirdi. Ancak nihayetinde, aile yaşantısı için daha uygun olduğunu düşündükleri Florida’ya yerleşmeye karar verdiler. Sırada ise E-2 vizesine başvurmak vardı.

E-2 Vizesi Süreci ve Stratejik Planlama

Sena Hanım ve ailesi E-2 yatırımcı vizesi başvurusu için gerekli planlamayı yaparken önce farklı vize seçeneklerini değerlendirdiler. Başlangıçta eşinin işi dolayısıyla L-1 şirket içi transfer vizesini de düşünen Sena Hanım, Amerika’da bağımsız bir iş kurma hedefleri doğrultusunda E-2 vizesinin kendileri için en uygun seçenek olduğuna ikna oldu.

Cesur ailesi Amerika’da turist olarak geçirdikleri ilk 15 günlük sürede iş fikirlerini netleştirmeye çalıştı. Başlangıçta San Sebastian cheesecake üzerine bir işletme açmayı planlayan Cesur ailesi, kiracısı olacakları AVM yönetiminin aynı bölgede benzer bir ürün satan işletme olduğu gerekçesiyle işletmeye ruhsat vermemesi üzerine başka bir iş fikri geliştirmek zorunda kaldı. Üstelik yalnızca bir saatleri vardı.

San Sebastian cheesecake’inin yerine ne olabilir diye düşünmek zorunda kaldık. Bir saat içerisinde de makaron fikrini bulduk. Zira yeni ürünün de popüler olması, herkese hitap etmesi gerekiyordu. Amerikalılar da bilsin, buraya gelen yabancılar da, Türkler de bilsin isteyerek makaronda karar kıldık.

  • Sena Cesur

Nihayetinde, Sena Hanım’ın hızlı karar alma ve adaptasyon yeteneği sayesinde, makaron ve Amerikan kurabiyesi konseptine geçiş yapıldı. AVM yönetimi ile görüşmelerinde, işletmenin görsel tasarımından menü detaylarına, fiyatlandırmadan kullanılacak ekipmanlara kadar her ayrıntıyı planladılar ve E-2 vizeni onayı yolunda devasa bir yol kat etmiş oldular.

İş Kurma Sürecindeki Zorluklar ve Çözümler

İş kurma sürecinde, Sena Hanım ve ailesi beklenmedik zorluklarla karşılaştı. Türkiye’den getirttikleri stand, yanlış yönlendirme sonucu Kanada’ya gönderildi ve 34 gün boyunca kayıp kaldı. Bu süreçte boşuna kira ödemek zorunda kalan Cesur ailesi, para kadar zaman da kaybetmiş oldu:

Standımız kaybolması gibi hiç aklımıza gelmeyecek bir şeydi, ama olabiliyor. Buna hazırlıklı olmalarını tavsiye ederim. Her zaman bir ikinci plan kenarda olmalı diye düşünüyorum.

  • Sena Cesur

Stand bulunduktan sonra da, elektrik voltajı farklılıklarından kaynaklanan sorunlar baş gösteri. İşletmenin iki ay içinde iki buzdolabının da motorları yandı. Tüm bu zorlukların yanı sıra, E-2 başvurusu için yaklaşan son tarih ve çalışan bulma-tutma zorlukları da eklenince, başvuru süreci süreç oldukça stresli bir hâl aldı. Grape Law’un uzmanlığı da tam olarak burada devreye girdi.

Amerika’da Yeni Bir Hayat

****Grape Law ekibi olarak, Sena Hanım’ın zamanla yarışan E-2 başvurusunu tüm detaylarıyla hazırladık ve vaktinde Amerika Göçmenlik İdaresi’ne gönderdik. Bu süreçte, Sena Hanım’ın işletmesini kurma ve geliştirme çalışmalarına devam etmesine destek olduk. E-2 vizesi onaylanan Cesur ailesinin temeli sağlam ve vizyonu derin olan işletmesi kısa sürede büyümeye başladı. Sena Hanım halihazırda ikinci dükkanını açtı ve yaptığı bir distribütörlük anlaşması ile üçüncü bir noktada daha ürünlerinin satılmasını sağlayacak.

Öte taraftan Cesur ailesinin Amerika’daki yeni hayatlarına adaptasyon sürecinde çocukların eğitimi önemli bir faktördü. Başlangıçta çocukların İngilizce bilmemesi nedeniyle zorlansalar da, Amerikan eğitim sisteminin sağladığı destekler sayesinde bu süreci kolayca atlattılar.

Okul çok yardımcı oldu. Oğlum Türkiye’de 1. sınıftaydı, burada direkt 2’ye başladı. Okul ek olarak destekleyici dersler koydu. Üstüne de yaz okuluna çağırdılar. Amerika’daki okullar nitelikli olduğu kadar çocukların eğitimine de epey yardımcı En güzel şey ise bunların hepsinin ücretsiz olması.

  • Sena Cesur

Grape Law ile Çalışmak

Sena Cesur’un Amerika’daki iş kurma ve göçmenlik sürecindeki başarısı, doğru planlama ve profesyonel destek almanın önemini gösteriyor. Grape Law olarak, müvekkillerimizin durumları, şartları ve hayalleri bağlamında ihtiyaçlarını anlamak ve onlara özel çözümler geliştirmek temel çalışma prensibimiz olmaya devam ediyor.

Amerika’nın karmaşık göçmenlik ve iş kurma süreçlerinde Grape Law’un uzmanlığı ve proaktif yaklaşımı müvekkillerimizin hedeflerine ulaşmalarında kilit bir role sahip . Zira müvekkillerimize sadece kısa vadeli çözümler sunmak yerine, uzun vadeli başarılarını desteklemek için kapsamlı hizmetler sunuyor ve Amerika’da uzun soluklu ve sürdürülebilir yaşamlar kurmalarının hukuki altyapılarını kuruyoruz.

Sena Hanım’ın hikayesi, göçmenlik sürecinde karşılaşılan zorlukların, doğru hukuki rehberlik ve stratejik planlamayla nasıl aşılabileceğinin bir diğer örneği. Onun Amerika’daki başarısına katkıda bulunmaktan gurur duyuyor ve gelecekteki hedeflerine ulaşmasında yanında olmayı sürdürüyoruz.