Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırım yoluyla kalıcı oturum kavramı, uzun yıllardır EB-5 Yatırımcı Programı üzerinden şekillenmiştir. Ancak son dönemde, özellikle ABD iç siyasetinde ve küresel yatırımcı çevrelerinde, “Gold Card” ve hatta zaman zaman “Platinum Card” gibi kavramların gündeme gelmesi, yatırımcılar açısından ciddi bir kavramsal karmaşa yaratmıştır. Bu kavramlar çoğu zaman EB-5 ile aynı kefeye konulsa da, arka planları, hukuki dayanakları ve uygulanabilirlik düzeyleri bakımından birbirinden kökten farklıdır.
Gold Card söylemi, esasen ABD’nin yüksek servet sahibi bireyleri ülkeye çekme arzusunun daha “hızlı” ve daha “basit” bir modelle hayata geçirilebileceği yönündeki politik tartışmalardan doğmuştur. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarda, yüksek meblağlı bir ödeme karşılığında doğrudan kalıcı oturum sağlanabileceği ima edilse de, bu yaklaşımın mevcut göçmenlik mevzuatıyla nasıl bağdaştırılacağı net değildir. Buna karşın EB-5 Vizesi (Green Card), tüm eleştirilere rağmen, kanunla tanımlanmış ve yıllardır uygulanan bir Green Card mekanizmasıdır.
Bu yazıda EB-5 ve Gold Card kavramlarını; hukuki zemin, uygunluk şartları, yatırımcı profili, risk düzeyi ve uzun vadeli planlama perspektifleriyle ayrıntılı biçimde karşılaştırıyoruz.
EB-5 Vizesi Nedir
EB-5 Vizesi, yabancı yatırımcıların ABD ekonomisine belirli bir tutarın üzerinde yatırım yapmaları ve bu yatırım aracılığıyla istihdam yaratmaları karşılığında kalıcı oturum elde edebilmelerine imkân tanıyan, kanunla düzenlenmiş bir göçmenlik kategorisidir. Programın temel felsefesi, yalnızca sermaye girişini değil; bu sermayenin reel ekonomik etki üretmesini esas alır. Dolayısıyla EB-5, klasik bir “parayla oturum” modelinden ziyade, ekonomik katkı temelli bir göçmenlik rotasıdır.
EB-5 başvuruları iki seçenek üzerinden ilerler: doğrudan yatırım ve bölgesel merkez (Regional Center) yatırımları. Doğrudan yatırımda yatırımcı, kendi işletmesi üzerinden en az 10 tam zamanlı çalışan istihdam etmekle yükümlüdür. Bölgesel merkez modelinde ise istihdam, dolaylı ve tetikleyici ekonomik etkiler üzerinden hesaplanabilir. Bu durum, yatırımcının günlük operasyona ne ölçüde dahil olacağı konusunda önemli bir fark yaratır.
EB-5 süreci genellikle iki aşamalıdır. İlk aşamada yatırımcıya şartlı Green Card verilir. Bu dönemde yatırımın fiilen yapıldığı ve istihdam şartlarının karşılandığı ispatlanmalıdır. İkinci aşamada ise şartlar yerine getirildiyse kalıcı Green Card statüsüne geçilir. Bu model, EB-5’i yalnızca göçmenlik değil; aynı zamanda zaman ve risk yönetimi gerektiren bir yatırım kararı hâline getirir.
Bu yazımıza da göz atın: EB-5 vizesi nedir?
EB-5 Green Card Uygunluk Şartları Nelerdir?
EB-5 Green Card programı, yatırım yoluyla kalıcı oturum sağlayan en teknik ve en sıkı denetime tabi göçmenlik kategorilerinden biridir. Bu nedenle kabul şartları yalnızca “yatırım yapabilme” kapasitesiyle sınırlı değildir. Yatırımın niteliği, kaynağı, ekonomik etkisi ve sürdürülebilirliği hep birlikte değerlendirilir. Amerika Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), EB-5 başvurularını salt bir finansal transfer olarak değil, ülke ekonomisine somut katkı sağlayan bir katma değer aracı olarak ele alır.
Yukarıda da belirttiğimiz üzere, EB-5 vizesine uygunluğunun kanıtlanmasında iki başat eksen vardır: sermaye yatırımı ve istihdam yaratımı. Ancak bu iki unsurun da nasıl ve hangi şartlar altında yerine getirildiği son derece kritiktir. Özellikle yatırımın kaynağı, başvuruların en yoğun denetime tabi tutulan alanlarından biridir. Yatırımcının kullandığı fonların yasal yollardan elde edildiği belgelerle geriye dönük olarak ispatlanabilmelidir. Bu, çoğu zaman yıllar öncesine uzanan banka kayıtları, ticari gelir belgeleri, satış sözleşmeleri veya miras evraklarıyla sağlanabilir.
EB-5 kapsamında temel uygunluk şartları şu başlıklar altında toplanabilir:
- Asgari yatırım tutarının karşılanması Yatırım tutarı, yatırımın yapıldığı bölgeye göre değişkenlik gösterir. Hedeflenen istihdam bölgelerinde (TEA – Targeted Employment Area) 800 bin dolarlık bir miktar gerekirken, bu bölgelerin dışındaki yatırım alanları için en az 1 milyon 50 bin dolar tutarında bir sermaye yatırımı zorunludur.
- Yatırımın ticari risk içermesi EB-5 yatırımları garanti getiri vaat edemez. Yatırımın “risk altında” olması, programın temel şartlarındandır. Sabit faiz, geri ödeme garantisi veya korumalı sermaye yapıları, EB-5 mantığıyla bağdaşmaz.
- En az 10 tam zamanlı istihdam yaratılması Doğrudan yatırımda bu istihdamın fiilen yatırımcı işletmesi bünyesinde sağlanması gerekirken, bölgesel merkez projelerinde dolaylı ve tetikleyici istihdam da hesaba katılabilir.
- Yatırım fonlarının yasal kaynaktan geldiğinin ispatı Bu aşama, EB-5 sürecinin en teknik ve en hassas kısmıdır. Fonların hangi gelir kalemlerinden oluştuğu, nasıl biriktirildiği ve yatırım hesabına nasıl aktarıldığı ayrıntılı biçimde belgelenmelidir.
- Şartlı Green Card süresince yatırımın devamlılığı İlk aşamada verilen şartlı Green Card boyunca yatırım sistem içinde kalmalı ve istihdam şartları fiilen yerine getirilmiş olmalıdır. Aksi hâlde kalıcı oturuma geçiş riske girer.
Bu şartlar birlikte değerlendirildiğinde EB-5, yüksek maliyetli ancak hukuki zemini net, uzun yıllardır uygulanan ve doğru yapılandırıldığında öngörülebilir bir Green Card opisyonu olarak öne çıkar.
Bu yazımıza da göz atın: EB-5 Yatırımcı Vizesi Avantajları ve Riskleri

“Trump” Gold Card Nedir?
Gold Card, ABD göçmenlik sisteminde artık yalnızca politik söylem veya teorik bir öneri olarak değerlendirilebilecek bir kavram değildir. Aksine, Trump yönetimi döneminde şekillenen ve devamında mevzuatı netleştirilen, yüksek servet sahibi bireylere yönelik ayrı ve özel bir kalıcı oturum rotası olarak uygulamaya alınmış bir programdır. Güncel durumda Gold Card başvuruları kabul edilmekte ve program, EB-5 vizesininden ayrı olarak işletilmektedir.
Bu programın esas farkı, klasik yatırımcı modellerinde (bkz. EB-5 vizesi )olduğu gibi belirli bir projeye yatırım yapılmasını veya istihdam yaratılmasını merkezine almamasıdır. Gold Card, yüksek tutarlı bir finansal katkı karşılığında, yatırımcının ABD’ye doğrudan ve hızlandırılmış biçimde kalıcı oturum elde etmesine olanak tanır. Bu yönüyle Gold Card, ABD göçmenlik tarihinde sermaye odaklı en direkt modellerden biri olarak öne çıkar.
Gold Card’ın hayata geçirilmesindeki temel motivasyon, ultra yüksek net servete sahip bireyleri, uzun ve karmaşık yatırım süreçlerine girmeden ABD’ye çekmektir. EB-5’te karşılaşılan proje riskleri, istihdam hesaplamaları, bölgesel merkez belirsizlikleri ve uzun bekleme süreleri, Gold Card sistematiğinde bilinçli olarak devre dışı bırakılmıştır. Bunun yerine devlet, ekonomik katkıyı doğrudan ve peşin bir modelle yapılandırmayı tercih etmiştir.
Bu noktada Gold Card’ın hukuki niteliğinin altı çizilmelidir: Program, ABD göçmenlik sisteminin temel ilkeleriyle uyumlu şekilde; güvenlik soruşturmaları, arka plan incelemeleri ve finansal şeffaflık şartlarını korumaktadır. Ancak katkı mekanizması, klasik “yatırım” anlayışından ayrılarak, devlete yapılan yüksek bedelli bir katkı ekseninde kurgulanmıştır. Bu yönüyle Gold Card, “yatırımcı vizesi” olmaktan ziyade, yüksek servet sahiplerine özgü bir göçmenlik statüsüdür.
Gold Card mevzuatı, yatırımcı açısından hem değerli fırsatlar hem de dikkatle tartılması gereken sonuçlar doğurur. Sürecin basitleştirilmiş olması, proje risklerinin ortadan kalkması ve zaman avantajı kayda değer artılar iken; programın astronomik sayılabilecek mali eşiği ve sermaye yoğun yapısı, onu yalnızca çok sınırlı bir profil havuzu için erişilebilir kılar.
Bu noktada Gold Card ele alınırken, kamuoyunda zaman zaman onunla birlikte anılan ve daha üst bir segment olarak sunulan Platinum Card kavramına da değinmeliyiz. Gold Card yürürlüğe girmiş ve uygulanmaya başlamış bir programken, Platinum Card daha farklı bir bağlamda, Gold Card’ın ötesine geçen bir kategori olarak tartışılmaktadır. Bir sonraki bölümde, Platinum Card’ın neyi ifade ettiği, Gold Card’dan hangi yönleriyle ayrıştığı ve neden ayrı değerlendirilmesi gerektiği ele alacağız.
Platinum Card Nedir?
Gold Card uygulamaya alınmış ve mevzuatı belirlenmiş bir program olmakla birlikte, Platinum Card kavramı bunun ötesinde, çok daha dar ve seçkin bir grubu hedefleyen bir üst kategori olarak gündeme gelmektedir. Platinum Card, Gold Card’dan farklı olarak, yalnızca yüksek servet değil; küresel ölçekte ekonomik, stratejik veya politik etkisi olan bireyleri hedefleyen bir kategori olarak tarif edilmektedir.
Platinum Card, mevcut düzenlemeler içinde Gold Card kadar somut ve yaygın bir uygulama alanına sahip değildir. Ancak Gold Card’ın oluşturduğu modelin bir devamı veya üst sınıfı olarak konumlandırılmakta; bilhassa ultra yüksek net servetli bireyler ve küresel ölçekte etkili aktörler için ayrıcalıklı bir göçmenlik statüsü fikrini temsil etmektedir.
Bu nedenle Platinum Card, Gold Card’dan farklı olarak daha da sınırlı, daha seçici ve daha istisnai bir bağlamda ele alınmalıdır.
Bu yazımıza da göz atın: Amerika’ya Gitmenin 6 Yolu
Gold Card için Uygunluk Şartları Nelerdir?
Altını çizdiğimiz üzere Gold Card artık sadece bir tasarı değil; uygulamaya alınmış, başvuruları kabul edilen ve mevzuatı şekillenmekte olan bir yatırım-temelli göçmenlik programıdır.
Uygulama, ABD hükümetinin göçmenlik politikasını varlıklı bireyler lehine genişletme amacıyla hayata geçirilmiştir. Çeşitli minimum “bağış miktarları”na sahip olan programın uygunluk şartları, EB-5 vizesinden farklı olarak “doğrudan bir finansal katkı”ya dayanır.
Aşağıda, Gold Card’a başvurabilmek için kanunda ifade edilen şartları analitik ve detaylı biçimde açıklıyoruz:
1. Yüksek Finansal Katkı Zorunluluğu
Gold Card programının en ayırt edici unsuru, yüksek tutarlı bir mali bağış yapma şartıdır. Programda iki farklı bağış eşiği öne çıkar:
- Bireysel başvuru için 1 milyon dolar: Başvuru sahibi, Amerika Hazine’sine doğrudan 1 milyon dolar tutarında bir katkıda bulunmalıdır. Bu katkı, yatırım projesine veya bir ticari faaliyete değil; devletin belirlediği fonlara yapılır.
- Kurumsal sponsorluk için 2 milyon dolar: Bir şirket veya benzeri kuruluş, kendi adına veya bir birey adına 2 milyon dolar bağış yapabilir. Bu durumda şirket, bir veya birden fazla çalışan veya yatırımcı için Gold Card başvurusunu finanse edebilir.
Bu tutarlar, klasik EB-5 yatırım eşiklerinin ötesindedir ve iş yaratma gibi ek yükümlülükler içermemesiyle ayrı bir kategoride konumlanır.
2. Kaynağın Belgelenmesi ve Mali Şeffaflık
Gold Card’a başvurabilmek için, katkı yapılan fonların yasal kaynaktan geldiğinin belgelenmesi gerekir. Bu, servetin hangi gelir kalemlerinden oluştuğu, nasıl biriktiği ve katkı ödemesinin nasıl yapılacağına ilişkin kapsamlı finansal döküm sağlar. Özellikle kurumsal sponsorluklarda, şirketin hesapları, vergi beyannameleri ve mali tabloların denetlenebilir olması beklenir.
3. Güvenlik ve Arka Plan İncelemeleri
Gold Card başvuruları, yalnızca mali yeterlilik üzerinden değil; aynı zamanda güvenlik, ahlaki ve kamu düzeni kriterleri üzerinden de incelenir. Bu güvenlik taraması, sabıka kaydı taraması, ulusal güvenlik değerlendirmesi ve göçmenlik geçmişi incelemesini içerir. Program, varsıl bireyleri hedeflese de, bu bireylerin geçmişlerinin ABD kamu düzeniyle uyumlu olması bir zorunluluktur.
4. ABD’de Fiilî İkamet Niyeti
Gold Card uygunluğu için başvuru sahibi, ABD’de yaşama ve yerleşme niyetini ortaya koymalıdır. Bu gösterge, bağlayıcı bir oturma zorunluluğu kadar, kişinin göçmenlik planını netleştirmeye ilişkin stratejik bir unsurdur. Bu niyet; mesleki plan, yaşam tarzı taahhütleri ve uzun vadeli hedefler üzerinden ortaya konabilir.
Gold Card’ın Uygulama Bağlamı ve Miktar Detayları
Gold Card programı ilk duyurulduğunda, $5 milyon gibi daha yüksek bir ödeme eşik değeri gündeme gelmiş olsa da, uygulama aşamasındaki mevzuatta 1 milyon dolar (bireyler için) ve $2 milyon dolar (kurumsal sponsorluk için) katkı modelleri artık netleşmiştir. Bu yaklaşım, programı hem daha erişilebilir hem de daha sistematik bir hâle getirir.
Gold Card’ın uygulanmaya başlamasıyla birlikte:
- Başvuru sahipleri ve sponsor kuruluşlar standart bir $15.000 başvuru ücreti öder,
- Aile fertleri için ayrı katkı ve süreç şartları söz konusu olabilir,
- Ödeme yapıldıktan sonra doğrudan Green Card statüsü ve ileride vatandaşlık başvurusu da mümkündür.
Özetle Gold Card modeli, EB-5 programında görülen istihdam yaratma zorunluluğu, proje bazlı yatırım riski ve aktif operasyon beklentilerinden ayrışır. Bu yaklaşımda odak noktası, yatırımcının ABD ekonomisine doğrudan ve yüksek tutarlı bir sermaye katkısı sağlamasıdır. Şimdi bu farklara daha yakından bakalım.
Bu yazımıza da göz atın: Amerika Vatandaşlığı ve Oturma İzni Süreci
EB-5 Vizesi ve Gold Card Arasındaki Farklar Nelerdir?
EB-5 ile Gold Card arasındaki ayrımı netleştirmek için meseleyi yalnızca yatırım tutarı üzerinden değil; hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik üzerinden değerlendirmek icap eder. EB-5, tüm eleştirilere rağmen, açık kuralları olan ve yargı denetimine tabi bir programdır. Gold Card ise henüz böyle bir çerçeveye sahip değildir.
EB-5’te yatırımcı, sürecin başından itibaren hangi şartları yerine getirmekle mükellef olduğunu bilir. İstihdam kriteri, yatırım tutarı, proje yapısı ve şartlı Green Card süreci şeffaftır. Gold Card tarafında ise bu soruların hiçbirine kesin cevap yoktur. Bu durum, yatırımcı açısından belirsizliği artırır ve göçmenlik planlamasını spekülatif bir zemine taşır.
Ayrıca EB-5 Vizesi, yatırımcının ailesini de kapsayan yerleşik bir Green Card mekanizması sunarken; Gold Card’ın aile bireylerini nasıl kapsayacağı henüz muğlaklığını korumaktadır. . Bu nedenle iki yaklaşım arasında yapılan karşılaştırmalar, hukuki gerçeklikten kopmadan ele alınmalıdır.
Karşılaştırma Tablosu: EB-5 vs Gold Card
| Kriter | EB-5 Green Card | Gold Card |
|---|---|---|
| Programın Hukuki Statüsü | Uzun süredir yürürlükte olan, mevzuatı yerleşik bir göçmenlik programı | Başvuruları alınmaya başlanmış, yatırım tutarları ve çerçevesi belirlenmiş yeni nesil bir kalıcı oturum programı |
| Temel Yaklaşım | Yatırım + ekonomik faaliyet + istihdam yaratma | Doğrudan ve yüksek tutarlı sermaye katkısı karşılığında kalıcı oturum |
| Asgari Yatırım Tutarı | $800.000 (TEA) veya $1.050.000 (TEA dışı) | $1.000.000 sabit katkı |
| Yatırımın Niteliği | Ticari bir projeye yatırım; proje riski ve performans bağımlılığı bulunur | Devlete veya yetkili fona yapılan doğrudan katkı; ticari proje riski yoktur |
| İstihdam Şartı | En az 10 tam zamanlı ABD çalışanı yaratılması zorunlu | İstihdam yaratma şartı yok |
| Operasyonel Yükümlülük | Yatırımın korunması, proje takibi ve raporlama gerekir | Operasyonel veya ticari yükümlülük bulunmaz |
| Green Card Türü | İlk aşamada şartlı (Conditional) Green Card, ardından kalıcı statü | Doğrudan kalıcı Green Card |
| Süreç Karmaşıklığı | Çok aşamalı, uzun ve belge yoğun | Daha kısa, daha net ve sade yapı |
| Hedeflenen Yatırımcı Profili | Aktif veya yarı-pasif yatırımcılar, iş ve proje riski alabilenler | Ultra yüksek net servetli, hız ve öngörülebilirlik arayan yatırımcılar |
| Risk Profili | Yatırım ve proje bazlı riskler mevcuttur | Finansal risk dışında ticari risk bulunmaz |
| Aile Üyeleri | Eş ve 21 yaş altı çocuklar kapsama dâhil | Eş ve 21 yaş altı çocuklar kapsama dâhil |
| Stratejik Konum | Ekonomik katkı ve istihdam odaklı klasik yatırımcı modeli | Sermaye gücü odaklı, seçici ve doğrudan kalıcı oturum modeli |
Hangi Yatırımcı Profili İçin Hangisi Anlamlı?
EB-5 Green Card ile Gold Card arasındaki tercih, yalnızca bütçe meselesi değildir. Asıl belirleyici olan; yatırımcının risk algısı, zaman beklentisi, ABD ile kurmak istediği ilişki ve göçmenlik sürecini ne ölçüde yönetmek istediğidir. Bu iki program, aynı hedefe—kalıcı oturuma—ulaşsa da, bu hedefe giden yolları temelden farklıdır.
EB-5 Green Card, ABD’de ekonomik faaliyetin bir parçası olmayı kabul eden yatırımcılar için anlamlıdır. Bu yol; yatırımın bir ticari projeye bağlandığı, istihdam yaratma şartı bulunan ve sürecin zamana yayıldığı bir yapıya sahiptir. İşletme riski almak, yatırımın performansını takip etmek ve şartlı Green Card sürecini yönetmek bu modelin doğal parçalarıdır. Dolayısıyla EB-5, sermayesini ABD ekonomisi içinde değerlendirmek isteyen, uzun vadeli ve üretken bir yatırım perspektifine sahip kişiler için daha uygundur.
Gold Card ise bambaşka bir yatırımcı profilini hedefler. Burada temel öncelik; hız, netlik ve operasyonel yükten kaçınmadır. Ticari proje riski almadan, istihdam şartıyla uğraşmadan ve uzun bekleme sürelerine girmeden kalıcı oturum elde etmek isteyen ultra zenginler için tasarlanmıştır. Yüksek sermaye eşiği, bu programı doğal olarak seçici kılar; ancak karşılığında daha doğrudan ve öngörülebilir bir göçmenlik yolu ortaya çıkar.
Özetle mesele “hangisi daha iyi?” sorusu değil; “hangisi sizin için daha doğru?” sorusudur. Aktif yatırım ve ekonomik katkı yoluyla ABD’de yer almak isteyenler için EB-5 hâlâ güçlü bir seçenekken; zaman, öngörülebilirlik ve idari sadelik arayan yatırımcılar için Gold Card daha rasyonel bir rota hâline gelmiştir.
Kendi mali yapınız, hedefleriniz ve ABD’de kurmak istediğiniz gelecek doğrultusunda hangi yolun daha anlamlı olduğunu netleştirmek için bireysel bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu değerlendirmeyi profesyonel bir çerçevede ele almak ve sizin için en uygun stratejiyi belirlemek isterseniz, info@grapelaw.com üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kategoriler











